Haber veya konu arayın...

Özel Koleksiyonlar Akaretler’de Halka Açılıyor!

16px
32px

2018’de hayatımıza giren Artweeks, bu yıl “Colle­ctors” edisyonuyla yine Akaretler sokaklarında sanat ortamını canlandıracak. Steril galeri ortamından uzakta, izle­yiciyle filtresiz bir bağ kurmayı amaç edinen yapı, bu kez izleyi­ciyle daha yakın bir ilişki kurma çabasında.

Yapıtları görmenin ötesinde, koleksiyonerlerin kişi­sel yolculukları ve sanatla kur­dukları bağa da dokunacak iz­leyici bu anlamda. Akaretler’in tarihi dokusunda sokağın ener­jisine karışan sergide üç büyük koleksiyonla derinlikli bir arşiv ortaya çıkıyor. Türkiye’nin mo­dernleşme sürecinden günümü­zün toplumsal cinsiyet tartışma­larına, ekolojik krizlerden kimlik arayışlarına kadar geniş bir yel­pazede hafıza tazelemeyi vade­den seçki 8 Kasım’a dek ücretsiz olarak açık kalacak.

Üç Koleksiyon/Üç Farklı Anlatı

Artweeks “Collectors” edisyo­nu, özgün üç özel seçkiyi bir ara­ya getiriyor. “Reunion / Kavuş­ma” başlığında gösterilen Banu & Hakan Çarmıklı Koleksiyonu, “2018’deki “İlk Raunt” sergisin­den bu yana büyüyerek izleyiciyi kişisel bir yeniden buluşmaya ça­ğırıyor. Önceden belirlenmiş ka­tı bir liste yerine, tamamen kişi­sel bağlar üzerinden şekillenen bu seçki; zaman içinde toplum­sal meselelere, özellikle kadın sa­natçılara ve feminist yaklaşım­lara yönelerek koleksiyonerlerin dünyayla kurduğu ilişkinin ev­rimini yansıtıyor. “Sükûn ve Ga­leyan” adını taşıyan Tansa Mer­merci koleksiyonu ise geleneksel sanattan çağdaş sanata uzanan bir yolculuğun izlerini taşırken izleyiciyi dinginlikten coşkuya uzanan bir deneyime çıkarıyor.

Nilbar Güreş, Nil Yalter gibi Tür­kiyeli kadın sanatçıların kimlik meselelerini işleyen eserle ko­leksiyonun güçlü parçaları. Öner Kocabeyoğlu’nun “Tutku ve Sa­bır” başlığında toplanan seçki­si ise uzun soluklu bir koleksiyo­nerlik yolculuğuna yeniden bakış gibi. Farklı kuşak ve coğrafyalar­dan 91 sanatçının 140 yapıtı, ko­leksiyonun yıllar içinde oluşan güçlü yönelimlerini oluşturuyor. Kronolojik düzende sunulma­yan koleksiyon, yıllar içinde do­ğal biçimde oluşan ortak düşün­ce alanlarına işaret eden tematik eksenler öneriyor.

Bilgili Holding Ceo’su Sinan Temo: Sanatın Erişilebilirliğini Artırmak Hedefimiz

“Koleksiyonlar bana göre yalnızca eserlerin bir araya gelmesinden oluşmuyor; aynı zamanda bir dönemin kültürel hafızasını, koleksiyonerin meraklarını ve dünyaya bakışını da taşıyor. Türkiye’de ilk kez birden fazla özel koleksiyonu, müze olmayan bir mekanda, ücretsiz olarak ve iki ay boyunca kamuya açık biçimde bir araya getiriyoruz. Çok önemli eserleri ve onların arkasındaki hikayeleri izleyiciyle paylaşarak sanatın erişilebilirliğini artırmayı ve toplumsal diyaloğu güçlendirmeyi hedefliyoruz.”

Artweeks Istanbul Kurucularından Sabiha Kurtulmuş: Yeni Nesil Koleksiyonerlere Ilham Veriyor

“Türkiye’nin en değerli üç koleksiyon vizyonunu Akaretler’in tarihi ve yaşayan dokusunda yan yana getirmek hem izleyici hem de sanat ekosistemi için çok taze bir okuma alanı yaratıyor. Bu buluşma, yeni nesil koleksiyonerlere ilham verirken, sanatın zaman içindeki dönüşümünü de şeffaf bir şekilde ortaya koyuyor.”

Banu & Hakan Çarmıklı: Sanat Paylaşılınca Güzel

“Bir koleksiyonun en önemli sorumluluğu, mevcut işleri korumak kadar göstermektir. Şahsen gösterilmeyen, saklanan, paylaşılmayan koleksiyonları korkak buluyorum. Bırakın serüveninizi başkaları görsün, fikirlerini paylaşsın; sanat paylaşılınca güzel. ‘Reunion’ ile herhangi bir alt düşünce olmadan, kalbimizi attıran ve en çok özlediğimiz işlerle hem biz yeniden kavuşuyoruz hem de onları izleyiciyle paylaşıyoruz.”

Tansa Mermerci: Koleksiyonum Bir Otobiyografi

“Koleksiyonumu bütünüyle bir otobiyografi olarak görebilirsiniz; benim yaşadığım kesitlere, dünyayı algılayış biçimimdeki evrilmelere birebir tanıklık ediyor. Tutku ile yapılan işlerin daha geniş kitlelerle buluşması, paylaşılması ve kimilerine ilham olması beni çok heyecanlandırıyor. İzleyici bu sergide, sükûndan galeyana uzanan bir rotada eserlerin birbirleriyle kurduğu o yakın ve uzak akrabalıklara şahitlik edecek.”