Levent Öztürk 07 Ekim 2026 21:31
Sibirya'daki Denisova Mağarası'ndan çıkarılan küçük kemik parçaları, Pleistosen döneminde Altay bölgesinde yaşamış daha önce bilinmeyen bir sığır türünün izlerini ortaya çıkardı. DNA analizleriyle tanımlanan ve şimdilik "yak X" olarak adlandırılan hayvanın, günümüzde yaşayan yaklarla akraba ancak onlardan ayrı bir evrimsel çizgiye sahip olduğu belirlendi.
Altay Dağları'nın eteklerindeki mağarada bugüne kadar 250 binden fazla kemik parçası bulundu. Bunların yaklaşık yüzde 95'i, biçimlerine bakılarak hangi hayvana ait olduklarının anlaşılmasını engelleyecek kadar küçük veya eksik durumda. Araştırmacılar bu nedenle sığırgiller ailesine ait parçaları genetik yöntemlerle inceleyerek türleri DNA üzerinden ayırmaya yöneldi.
Analizler sırasında karşılaşılan örneklerden bazıları bilinen sığır türleriyle eşleşmedi. Genetik verilerin ayrıntılı incelenmesi, bu kemiklerin modern yakların akrabası olan ancak daha önce tanımlanmamış ayrı bir türe ait olduğunu gösterdi.
Modern Yaklardan Yüz Binlerce Yıl Önce Ayrıldı
Yak X'in evrimsel geçmişinin modern yaklarla yaklaşık 400 bin yıl önce ayrışmaya başladığı düşünülüyor. İki soy arasındaki farklılaşmanın yaklaşık 250 bin yıl önce tamamlanmasıyla yak X bağımsız bir evrimsel çizgiye dönüştü. Stockholm Üniversitesi'nden araştırmacılar, bu ayrışma sürecinin zamanlamasının kahverengi ayılar ile kutup ayılarının evrimsel olarak birbirlerinden ayrılmasına benzerlik gösterdiğini belirtiyor. Ekip, yak X'e özgü proteinleri kodlayan genler üzerindeki çalışmalarını da sürdürüyor.
Denisovalılarla Aynı Dönemde Yaşadı
Denisova Mağarası'nda belirlenen yak X'e ait en eski genetik bulgu yaklaşık 247 bin yıl öncesine tarihleniyor. Bilinen en genç fosil örneği ise yaklaşık 27 bin yıl öncesine ait. Bu geniş zaman aralığı, türün Denisovalılar ve Neandertaller gibi antik insan topluluklarının mağarayı kullandığı dönemlerde bölgede yaşadığını gösteriyor. Zamanların örtüşmesi, yak X'in bu insanların avladığı hayvanlar arasında bulunmuş olabileceği ihtimalini de gündeme getiriyor.
Dna Küçük Kemiklerin Kimliğini Ortaya Çıkardı
Current Biology dergisinde yayımlanan çalışma, anatomik özelliklerden yararlanmanın mümkün olmadığı fosil parçalarında DNA analizlerinin sağlayabileceği bilgiyi de gösteriyor. Yak X'in tanımlanması, doğrudan genetik veriler sayesinde mümkün oldu.
Bulgular aynı zamanda Denisova Mağarası'nın yalnızca antik insan toplulukları açısından değil, bölgenin geçmişteki hayvan çeşitliliğini anlamak için de önemli bir kayıt sunduğunu ortaya koyuyor.
Pleistosen boyunca iklimde yaşanan dalgalanmalara karşın Altay bölgesindeki çevresel koşulların görece kararlı kaldığı değerlendiriliyor. Araştırmacılara göre bu özellik, bölgenin farklı canlı türleri için uzun süreli bir sığınak ve biyoçeşitlilik merkezi olmasında rol oynamış olabilir.
İlgili GaleriAlfa Romeo 33 Stradale Perla Nera: Sadece bir tane üretildi Galeriye Gözat